Rusya’nın Dış Politikası: Küresel Bir Güç Arayışı

Rusya’nın Dış Politikası: Küresel Bir Güç Arayışı

Rusya Federasyonu’nun dış politikası, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana ülkenin uluslararası sahnedeki konumunu yeniden tanımlama ve güçlendirme çabalarının bir yansımasıdır. Temel amacı, çok kutuplu bir dünya düzeni oluşturmak, ulusal çıkarlarını korumak ve küresel bir güç olarak etkinliğini sürdürmektir.

Temel İlkeler ve Motivasyonlar:

  1. Çok Kutupluluk ve Egemenlik: Rusya, ABD liderliğindeki tek kutuplu dünya düzenine karşı çıkarak, birden fazla güç merkezinin olduğu bir sistemi savunur. Bu yaklaşım, ulusal egemenliğin ve devletlerin iç işlerine karışmama ilkesinin altını çizer.
  2. Ulusal Güvenlik ve "Yakın Çevre": NATO’nun doğuya doğru genişlemesini bir tehdit olarak algılayan Rusya, kendi sınır güvenliğini ve "yakın çevre" olarak tanımladığı eski Sovyet coğrafyasındaki etkisini hayati önemde görür. Bu bölgedeki gelişmeler (Ukrayna, Gürcistan gibi) Rus dış politikasının en hassas noktalarını oluşturur ve zaman zaman müdahaleci bir tutum sergileyebilir.
  3. Büyük Güç Statüsünü Geri Kazanma: Tarihsel olarak büyük bir güç olan Rusya, küresel karar alma süreçlerinde (özellikle BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto yetkisi aracılığıyla) etkili bir aktör olmayı hedefler.

Temel Yönelimler ve Araçlar:

  • Batı ile İlişkiler: Özellikle ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkiler, çoğu zaman gerginlik ve karşılıklı yaptırımlarla karakterize olmuştur. Rusya, Batı’nın demokratikleşme ve insan hakları söylemlerini kendi iç işlerine müdahale olarak yorumlar.
  • Enerji Diplomasisi: Avrupa’ya yönelik doğal gaz ve petrol tedarikindeki kilit rolü, Rus dış politikasının önemli bir aracıdır. Enerji bağımlılığı, Rusya’ya diplomatik ve ekonomik leverage sağlar.
  • Askeri Güç ve Modernizasyon: Silahlı kuvvetlerin modernizasyonu ve askeri tatbikatlar, Rusya’nın caydırıcılık ve güç projeksiyonu kapasitesini sergiler. Suriye’deki askeri varlığı, Ortadoğu’daki etkisini artıran önemli bir adımdır.
  • Asya’ya Yönelim: Çin ve Hindistan gibi yükselen güçlerle stratejik ortaklıklar kurarak, Batı’ya olan bağımlılığını azaltma ve Asya’da yeni denge noktaları oluşturma amacı güder. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi yapılar bu stratejinin bir parçasıdır.

Sonuç:

Rusya’nın dış politikası, tarihsel mirasından, güvenlik kaygılarından ve küresel sahnede yeniden hak ettiği yeri alma arzusundan beslenmektedir. Bu politika, zaman zaman uluslararası gerilimlere yol açsa da, Rusya’nın uluslararası sistemdeki rolünü ve etkisini sürdürme kararlılığını yansıtmaktadır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *